İçeriğe geç
İzmir Görüş

Yaşamı sorgula, burçları kendi renginde oku

Yeme İçme

Evde limonata ve şerbet yapmanın incelikleri

Şekeri kendiniz ayarlayın, aromayı kabuktan alın. Limonata ve geleneksel şerbetlerde tadı belirleyen ölçüler ve saklama kuralları.

Nihan Ertem 3 dk okuma

Yaz sıcağında serinlemek isteyen çoğu insan buzdolabından hazır bir şişe alır. Oysa evde yapılan bir limonata ya da şerbet, hem içeriğini bilmenin rahatlığını verir hem de şeker miktarını tamamen kişinin kontrolüne bırakır. Üstelik bu içeceklerin geleneksel mutfaktaki karşılıkları düşünüldüğünde, ortaya sadece bir alternatif değil, kendi başına bir zevk alanı çıkar.

İyi limonatanın üç dengesi

Limonatayı belirleyen üç unsur vardır: ekşi, tatlı ve su. Bunların oranı kişiye göre değişir ama iyi bir başlangıç noktası, bir litre suya üç dört limonun suyu ve damak tadına göre ayarlanan tatlandırıcıdır. Şekeri doğrudan soğuk suya atmak yerine az miktarda sıcak suda eritip şurup haline getirmek, hem daha homojen bir dağılım sağlar hem de daha az şekerle daha belirgin bir tatlılık verir.

Asıl fark, kabuktan gelir. Limonun sarı kabuğu rendelenip şuruba katıldığında, içeceğin aroması bambaşka bir katmana taşınır; çünkü limonun karakteristik kokusu ağırlıklı olarak kabuktaki uçucu yağlardadır. Kabuğu rendelerken beyaz kısma inmemeye dikkat etmek gerekir, orası acılık verir. Limonları rendelemeden önce iyice yıkamak da şarttır.

Şeker miktarını kademeli olarak düşürmek işe yarayan bir yöntemdir. Damak, birkaç hafta içinde daha az tatlıya alışır. Tatlılığı azaltırken aromayı artırmak, eksikliği hissettirmez: bir dal taze nane, birkaç yaprak reyhan, ince dilimlenmiş salatalık, bir tutam rendelenmiş zencefil ya da bir çubuk tarçın, içeceğe karakter katar.

Şerbetler: unutulmuş bir gelenek

Türk mutfağının şerbet geleneği, meyve ve bitkilerin suya aktarılmasıyla kurulan geniş bir repertuvardır. Vişne, kızılcık, nar, gül, demirhindi, karanfil, tarçın ve zencefil bunların en bilinenleridir. Yöntem çoğunlukla aynıdır: malzeme suyla ısıtılır, aromasını suya bırakır, süzülür, tatlandırılır ve soğutulur.

Kaynatma süresi burada belirleyicidir. Meyve şerbetlerinde uzun kaynatma, taze meyve aromasını kaybettirir ve reçelimsi bir tat bırakır. Kısa süreli ısıtma ve ardından kapalı kapta demlenmeye bırakmak genellikle daha canlı bir sonuç verir. Baharat ağırlıklı şerbetlerde ise tersi geçerlidir; tarçın ve karanfilin suya geçmesi zaman ister.

Şerbetler klasik tariflerinde oldukça tatlıdır, çünkü şeker aynı zamanda koruyucu görevi görür. Evde az miktarda ve kısa sürede tüketmek üzere hazırlandığında şeker rahatlıkla azaltılabilir; ancak o zaman buzdolabında birkaç gün içinde bitirmek gerekir.

Meyve suyu değil, meyveli su

Şeker eklemeden serinlemek isteyenler için en pratik yol, suya aroma katmaktır. Bir sürahi suya ince dilimlenmiş limon, portakal, salatalık, çilek ya da birkaç dal nane atıp birkaç saat buzdolabında bekletmek yeterlidir. Ortaya çıkan içecek tatlı değildir ama sade suya kıyasla çok daha kolay içilir; gün içinde su tüketimini artırmakta zorlananlar için işe yarar bir yöntemdir.

Şunu da hatırlatmak gerekir: ev yapımı olması, bir içeceği otomatik olarak hafif kılmaz. Bir bardak yoğun limonata, içine konan şeker kadar tatlıdır; etiket yoktur ama şeker vardır. Ev yapımının avantajı, o miktarı bilmek ve istediğiniz gibi ayarlayabilmektir.

Limonu iyi sıkmanın da bir yolu vardır. Buzdolabından yeni çıkmış soğuk bir limon, oda sıcaklığındakinden belirgin biçimde daha az su verir. Kesmeden önce tezgâhta avuç içiyle bastırarak birkaç kez yuvarlamak, içindeki keseciklerin dağılmasını ve suyun daha kolay çıkmasını sağlar. Çekirdekleri süzgeçten geçirmek de önemlidir; suda kalan çekirdek zamanla acılık verir. Sıkılan limon suyunu buz kalıplarında dondurup gerektikçe kullanmak, limonun bol ve ucuz olduğu dönemde stok yapmanın en pratik yoludur.

Sunum ve saklama

İçecekleri servis etmeden önce iyice soğutmak, buz atarak sulandırmaktan daha iyi sonuç verir. Buz kullanılacaksa, buz kalıplarını suyla değil aynı içecekle doldurmak, erirken tadın bozulmasını engeller. Cam sürahi ya da kavanozda, buzdolabının en soğuk rafında, ağzı kapalı biçimde saklanan ev yapımı içecekler genellikle iki üç gün içinde tüketilmelidir. Taze sıkılmış limon suyu zamanla acılaşabilir, bu yüzden büyük miktarlarda hazırlamak yerine sık sık ve az miktarda yapmak daha lezzetlidir.